DİHA - Dicle Haber Ajansı

Haberler

'Gayrimüslim azınlıklar sosyal medya sayesinde görünür hale geldi'

 
14 Ocak
13:40 2015

İSTANBUL (DİHA) - Bilgi Üniversitesi İnsan Hakları Hukuku Uygulama ve Araştırma Merkezi temsilcisi Ulaş Karan, sosyal medyanın ifade özgürlüğü alanında çığır açtığını söyleyerek, "Bu sayede, Türkiye'de yaşayan gayrimüslim azınlıklar daha fazla görünür hale geldi" dedi.

Yeniköy Panayia Rum Ortodoks Kilisesi ve Mektebi Vakfı, Türkiye'deki gayrimüslim azınlıkların sosyal medya ile ilişkilerine ilişkin yürüttükleri, "Sosyal Medya ve Azınlıklar" projesinin tanıtımına ilişkin Toplantı Salonu'nda basın toplantısı gerçekleştirdi. Toplantıya, projeye destek verenler arasında yer alan Yunanistan'da bulunan bağımsız bir araştırma kuruluşu olan Eliamep, Bilgi Üniversitesi İnsan Hakları Hukuku Uygulama ve Araştırma Merkezi de katıldı.

Toplantıda ilk olarak "Sosyal Medya ve Azınlıklar" projesinin lideri Laki Vingas söz aldı. Vingas, "Sosyal Medya ve Azınlıklar" projesinin bir AB projesi olduğunu belirterek, proje çerçevesinde sosyal medya ile azınlıklar ilişkisini inceleyeceklerini kaydetti.

'Projeyi Ocak 2016'da teslim edeceğiz'

Proje çerçevesinde genellikle azınlık mensuplarına sorulacak anket sorularının hazırlandığını ifade eden Vingas, yurtiçinde ve yurt dışında birçok toplantılar ve konferanslar düzenleyeceklerini de söyledi. Vingas, yurtdışında projenin ortağı olan Eliamep'in Yunanistan'da Hıristiyan olmayan toplumlarla ilgili çalışma yapacaklarını söyledi. 15 Ekim tarihinden beri proje çalışmalarını yürüttüklerini kaydeden Vingas, "Yarından itibaren bu anket çalışmamız başlıyor. Nisan ortalarına kadar anketi bitireceğiz, diğer uygulamalara geçeceğiz. Projeyi 14-15 Ocak 2016'da teslim edeceğiz. Projenin büyüklüğü 151 bin Euro" dedi.

'Hak taleplerini ve haksızlıkları inceleyeceğiz'

Projenin yürütücülerinden Rita Ender, sosyal medya alanında bir yanda resmi duruş sergilenirken diğer yandan içten gelen doğal tepkilerin verildiğini belirterek, "Bütün bu tepkilerin incelenmesi söz konusu olacak, onun için anket şirketi ile belirli sorular hazırladık. Azınlık toplumlarının hem genel olarak sosyal medyada kendilerini nasıl ifade ettikleri, hem de kurumsal olarak azınlıkları temsil eden cemaat vakıflarının veya yöneticilerinin sosyal medya hesabından nasıl paylaşımlarda bulunduğunu, buradaki hak taleplerini ve haksızlıkları incelemeye çalışacağız" diye konuştu.

'Hukuki olarak ifade özgürlüğü ve nefret söylemi araştırılacak'

Bilgi Üniversitesi İnsan Hakları Hukuku Uygulama ve Araştırma Merkezi temsilcisi Ulaş Karan ise, sosyal medya ile ilgili olarak ortaya çıkan yasal çerçeve hakkında bilgi vererek, sosyal medyanın kuralları koyulmadığından hukuk açısından zor bir alan olduğunu dile getirdi. Proje kapsamında sosyal medya alanında özellikle Avrupa'da öncü olan birkaç ülkedeki yasal mevzuatlarla Türkiye'yi karşılaştıracaklarını belirten Karan, şöyle konuştu: "Bu karşılaştırmanın iki boyutu olacak. Birincisi ifade özgürlüğü. Sosyal medya ifade özgürlüğü alanında önemli bir çığır açtı, herkesin kendisini rahatlıkla ifade edebilmesini sağladı. Bu sayede, Türkiye'de yaşayan gayrimüslim azınlıklar daha fazla görünür hale geldi. İkincisi ise nefret söylemi. Azınlık grupları görünür olmaya başladıktan sonra üçüncü kişiler tarafından nefret söylemlerine, ayrımcılık, hakaret söylem biçimlerine maruz kaldı. Hukuki araştırma bu ikisini birden kapsayacak."

'Azınlıklar yazılı basında temsil edilmiyor'

Hrant Dink Vakfı adına konuşan Zeynep Arslan da, projede temel alınan noktanın gayrimüslim azınlıklar ve sosyal medya olduğunu ifade ederek, yazılı basın ve sosyal medyada nefret söylemlerine ilişkin çıkacak verilerin paralel olarak değerlendirilebileceğini söyledi. Azınlıkların yazılı basında temsil edilmediğini belirten Arslan, sosyal medyanın azınlıklar için önemli bir alan olduğunu kaydetti.

(rçk/za/avt)



Paylaş

EN ÇOK OKUNANLAR