DİHA - Dicle Haber Ajansı

Haberler

Bir kutu bisküvi için fatura istenen sınır köylülerinden AKP'ye tepki

 
29 Ocak
09:33 2015

SAMİ YILMAZ

HAKKARİ (DİHA)
- Güney Kürdistan hattında inşası biten karakollara yapılan sevkıyatlar ve özel birlik konumlandırılmasıyla Hakkari bölgesi askeri alana çevrildi. Askeri birliklerin sayısının her geçen gün artmasıyla bölgeye hapsedilen halk da baskılardan rahatsız. Son olarak Şemdinli'nin Samanlı (Mavan) köyünde Nejdet Yaman'ın askerler tarafından katledilmesiyle kaygılar artarken, köylere götürülmek istenen bir torba un veya bir kutu bisküvi için fatura istenen köy sakinleri, uygulamaya isyan ediyor.

Hakkari'nin Şemdinli ilçesine 70 kilometre uzaklıktaki Güney Kürdistan sınırı Türk ordusu tarafından ablukaya alındı. Çözüm sürecini fırsat bilen AKP Hükümeti'nin, sınır hattı ve köyler içine yaptığı kalekol ve karakollar faaliyete geçirdikten sonra bölge, halk için adeta "açık cezaevi" haline dönüştü. Askerlerin 26 Ocak'ta Samanlı (Mavan) köyünde halkı taraması sonucu Nejdet Yaman'ın (26) yaşamını yitirmesiyle bölgedeki askeri uygulamalar yeniden gündeme geldi. Başta Toklu (Çemê Seyida), Samanlı, Derindere (Çemê Kûrgi), Pira Heran, Yayla Pınar (Salara), Mordağı (Dêrkê), Gelişen (Şapatan) taburları ile Yeşilova (Navberojan), Mamreşa, Eşektepe (Kunekerê) karakollarında, askerler kurdukları nizamiye ve mobil noktalar ile köylüleri baskı altına almaya başladı.

Kışa rağmen karakol inşaatına tam gaz devam

Çözüm süreciyle yapımına başlanan Koryürek (Bêgijnê), Girêmezin, Gelişen, Aralık (Stûnê), Mordağ (Dêrkê), Silo yaylasının tamamını gören Süngütepe, Silo Tepesi (Çiyayê Silo), Ortaklar (Bêsosin), Umurlu (Granê), 1050 Tepesi (Zêt), Kırmızı Tepe (Binsorê), Bağlar (Nehrî) ile Çem (Nawrezan) arasında bulunan Gevriya Zinê ve Xarane tepeleri ile Yüksekova'ya bağlı Tılane, Rahmo tepelerindeki inşaat çalışmaları ise kışa rağmen devam ediyor. Yapılan kalekol ve karakolların bitmesi ile yıllardır bölgede karakol görevi gören Ortaklar, Gelişen, Yeşilova, Umurlu ve Samanlı karakolları taburlara dönüştürülürken, bu taburların üst bölgelerinde gözetleme kuleleri, kameralı sistem ve dikenli tel çekilerek mevziler kazıldı.

Bir kutu bisküvi için bile fatura kesiliyor!

Yine, Dağlıca (Oramar), Esendere taburları ile Büyükçiftlik (Xırvate), Kısıklı (Dêlezi), Harunan, Mêçiç karakollarına ağır silah ve lojistik takviye yapılıyor. Askerlerin Güney Kürdistan arasında kalan onlarca köy girişine kurdukları mobil arama noktalarıyla gıda ambargosu uyguladığı belirtildi. Şemdinli'den köylere götürülmek istenen bir torba un veya bir kutu bisküvi için fatura istenirken, sınır ticaretinin kaldırıldığı, akraba ziyaretlerinin engellendiği, sınır köylülerinden çıkışların yasaklandığı belirtiliyor. Bölgeye giden askerlerin, "Siz örgütle görüşmeye gidiyorsunuz" suçlaması ile karşılaşan yurttaşlar, keyfi uygulama veya "makul şüphe" adı altında gözaltına alınıyor ya da "sınır ihlali" bahanesi ile bin lira gibi para cezası ödetiliyor.

'Malzememle mevzi yaptılar'

Tüm bu uygulamaların yanında "sınır güvenliği" adı altında yurttaşlara ait arsalara mevzi kazıyan askerler, bölgeyi sivillere kapattı. Samanlı köyünden Şenol Yalçın adlı yurttaş 2014'de tapulu arazisine yapmak istediği evini askeri mevzilerinden dolayı yapamadığını belirterek, "Asker, inşaat için getirdiğim kumu mevzi, taşları ise duvar yaptı. Asker, kadınların fotoğrafını çekiyor ve köpekleri de halka saldırtıyor. Askerin üzerimizdeki baskıları nedeniyle bugüne kadar sık sık karşı karşıya geldik" ifadesinde bulundu. Askerler tarafından katledilen Nejdet Yaman'ın olayını hatırlatan Yalçın, çıkan olaylarda bugüne kadar çok sayıda yurttaşın yaralandığını dile getirdi.

'Köyün her tarafında boş mermi kovanları var'


Hakkari Valiliği'nin 150 kişilik bir grubun saldırısı sonucu olayların çıktığı açıklamasını yalanlayan Yaman'ın abisi Raif Yaman ise, "Her tepede kamera var. Nerede askerlere saldıran 150 kişilik grup. Asker hiçbir şey yokken, köy içine ateş açtı, kardeşimi öldürdü. Zaten 10 gündür asker halkı tahrik ediyordu. Köy büyükleri askerlerin yanına giderek 'Siz köylüleri vurmak için bahane yaratıyorsunuz' diye tepki gösterdi. Ancak asker buna rağmen arazi içinde bulunan kavak ağaçlarını kesiyor, yakıyor, tapulu arazilere giremiyoruz. Kardeşimin vurulduğu yer olan bu yol iki köyün yoludur" diye konuştu. Derindere (Çemekûrk) Mezrası sakini Mehdi Ekinci de "Arazilerimizin ve köyümüzün içinde bize saldırıyorlar ve silah sıkıyorlar. Onların boş mermi kovanları köyün her tarafına yayılıyor. Artık bizi düşünen ve halimizi soracak birilerinin olmasını istiyoruz. Asker mevzilerini köyün içine kurmuş. Evler yolun üstünde ahırlarımız ise yolun alt tarafına düştüğü için hayvanlarımıza bakamıyoruz" ifadesinde bulundu.

Komutan: Kımıldayanı vurun!

Söz konusu uygulamaların devam etmesi durumunda göç etmek zorunda kalacaklarını söyleyen Ekinci, "Devletin bu uygulamalarına karşılık ya Güney Kürdistan'a ya da Şemdinli'ye göç edeceğiz. Köy hükümete ve askerine kalsın" diye tepki gösterdi. Askeri mevzilerin köye olan yakınlığına ve oluşturduğu tehdide işaret eden Ekinci, "Bakın bu köy ve evler, askeri mevzilerde 20 metre uzaklıkta. Asker gece gündüz evlerimizin önünde çekilmiyor. Kadın ve çocuklarımız dışarı çıkamıyor" dedi. AKP'ye oy verdikleri için pişman olduklarını belirten Ekinci, "Bugüne kadar bizim verdiğimiz oylarla AKP burada kalabildi. Bizim oylarımızla AKP, Derecik Belediyesi'ni aldı. Bizim sana verdiğimiz oyla bizi öldürüyorsun. Bu zulmün bitmesini istiyoruz fakat senin komutanların, 'Ben vurun emrini vermişim, kıpırdayanı vurun' diyor. Hayvanlarımız dereyi geçince peşlerinden gidemiyoruz. Tapulu arazilere giremiyoruz, çocuklarımız açık cezaevinde kalıyor. Kurşunlar içinde nasıl yaşayacağız" diyerek, kamuoyuna duyarlılık çağrısında bulundu.

'Vur' emri bakanlıktan gelmiş

Defalarca vali, kaymakam, savcı ve karakol komutanının yanına giderek askerlerin köy içinden çıkmasını istediklerini ilettiklerini dile getiren köy muhtarı Salih Yaman, "Tabur Komutanı Yarbay Ali Biter askeri çekmeyeceğini, talimatın bakanlıktan geldiğini söyledi. Komutan, 'Ben iki defa vatandaşa -dur- derim. Durmazsa ben bunu infaz etmek zorundayım. Bu emir bize gelmiş' diye tehditler savurdu. Ben de ona 'Sen hangi gerekçe ile vatandaşlarımızı köyün içinde öldürüyorsun? Sizin karşınızda silahlı mı var' diye tepki gösterdim" dedi. Tümen komutanı ile de telefonda görüştüğünü aktaran Yaman, "Köyümüz sınırda ama bütün arazilerimiz tapulu. Ama tümen komutanı 'Sizin arazileriniz tapulu bile olsa, vatandaşlar içerisine girdikleri zaman vururum. Ben bu görevi yapmazsam suçlu sayılırım. Bu emir bakanlıktan gelmiş' diyor. Tümen komutanı, alay komutanı ve tabur komutanı öyle diyor. Basın buraya geldiği anda asker hemen gidiyor. Buradan Erdoğan'a sesleniyorum. Derecik'te yüzde 85 oy alıp, onu böyle mi ödüllendireceksin? Ey Erdoğan, Derecik Beldesi'ni, öldürdüğün insanların oyuyla sana kazandırdık. Sen ise köye asker yollayarak bizi öldürüyorsun" diye konuştu.

(nt/fç/ns)



Paylaş

EN ÇOK OKUNANLAR