DİHA - Dicle Haber Ajansı

Haberler

Öğrenciler: Hocalarımızın yanındayız!

 
15 Ocak
10:36 2016

ANKARA (DİHA) - "Bu suça ortak olmayacağız" diyerek Kürdistan'daki devlet terörüne tepki gösteren ve katliamlara dikkat çeken akademisyenlerin Cumhurbaşkanı Tayip Erdoğan tarafından hedef gösterilmesi ve sonrasında gelişen saldırılara öğrencilerden tepkiler gelmeye başladı. Öğrenciler, hedef gösterilen hocalarının yanında oldukları mesajını verdi.

Kürdistan'daki devlet terörüne karşı Barış İçin Akademisyenler İnisiyatifi'nin "Bu suça ortak olmayacağız" sözleriyle yayınladıkları deklerasyon sonrası Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından hedef gösterilen akademisyenlere saldırılar artmaya başladı. Ölüm ve soruşturma tehditlerine karşı, 2 bini aşkın akademisyene gazeteciler, edebiyatçılar, hukukçular, sinemacılardan sonra öğrencilerden de destek geldi.

'İktidar hiç kimseye yaşam hakkı tanımıyor'

İki yıldır Türkiye'ye Erasmus öğrencisi olarak bulunduğunu söyleyen Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi son sınıf öğrencisi Mehtap Erdem, Türkiye'de bulunduğu iki yıllık süre içinde kendisini en çok şaşırtan şeyin AKP'nin yaptığı bilim düşmanlığı olduğunu vurguladı. Saldırıları, bilimin Türkiye'de özgür olmayaşının göstergesi olarak niteleyen Erdem "Bir de Sedat Peker diye bir adamın 'kanlarını oluk oluk akıtıp kanlarıyla banyo yapacağız' sözleri kabul edilmeyecek tehditlerdendir. Kısacası bu iktidarın hiç kimseye yaşam hakkı tanımadığı ortadadır."

'Akademisyenlere yönelik baskı faşizmin sadece bir boyutudur'

AKP Hükümeti'nin uygulamalarını "faşizm" sözleriyle tanımlayan Erdem, saldırıya uğrayan hocalarının arkasında olduğunu belirterek, "Şimdi de hocalarımız ve biz öğrencilere soruşturmalar açılıyor. Bu yine faşizmin bir boyutu diğer yandan da çocuklar ve halktan insanlar öldürülüyor. Yani insanca yaşama sınırımız her defasında biraz daha ihlal ediliyor. Akademisyenlerimizin ve aydınlarımızın bu kadar karalanmasına sessimizi çıkarmamız gerekiyor" şeklinde konuştu.

'AKP'nin tavrı kaygı verici'

Ankara Üniversitesi Gazetecilik 2. Sınıf öğrencisi Fevzi Taş ise, akademisyenlere yönelik saldırılara karşı toplumun sessizliğinin kaygı verici olduğunu vurguladı. Öğrenciler olarak hocalarının yanında olduklarını belirten Taş, şunları söyledi: "Onların herhangi bir şekilde fiili veya hukuki olarak bir saldırıya maruz kalmalarına izin vermeyeceğiz. Geçmişte olduğu gibi bugün de ve gelecekte de demokrasinin, özgürlüğün yanındayız."

'Hocalarımızın yanındayız'

Çalışma Ekonomisi 2. Sınıf öğrencisi Asıf Gülen de AKP'nin akademisyenlere karşı başlattığı linç girişimlerini kabul etmeyeceklerini ve hocalarının arkasında olacaklarını kaydetti. Akademisyenlerin "ölümler olmasın" diye sözkonusu kampanyayı başlattığının altını çizen Gülen, "Fakat AKP devleti hocalarımıza ve akademisyenlere karşı bir linç kampanyası başlattı. Bunu çeşitli üniversitelerde hocalarımızı okuldan atmak şeklinde tehditlerle dile getirdi. Bunun Hacettepe ve Elazığ Fırat üniversitelerinde adımları atıldı. Biz öğrenciler olarak hocalarımızın yanındayız ve yanlarında olmaya devam edeceğiz" şeklinde konuştu.

'Akademisyenler toplum için söz söylüyorlar'

Gazetecilik yüksek lisans öğrencisi olan Esma Yılmaz, yıllarca toplum için konuşmayan akademisyenler algısının bu son barış talebiyle bozulduğunu söyleyerek, Ayşe öğretmen'e yapılan linç girişimine dikkat çekti. Yılmaz şunları dedi: "AKP'nin akademisyenlere saldırısını noktasını çok şaşırtıcı bulmuyorum. Çünkü AKP kendisinden olmayan herkese saldırmayı kendisine şiar edinmiş durumda. Öncelikle akademisyenlerin buradaki tepkisinin çok önemli olduğunu düşünüyorum. Çünkü bugüne kadar akademisyenler daha elit, orta üst düzeyde hayat süren suya sabuna dokunmayan kişiler olarak görülüyordu. Ülke sorunlarına dair söz söylemeleri çok kısıtlıydı. Bu imza kampanyasıyla daha fazla görünür oldular, ülke meselesine dair daha fazla söz sahibi oldular."

'AKP Sedat Peker zihniyetini taşıyor'

AKP'nin zihin dünyasının Sedat Peker ile aynı olduğunu söyleyen Yılmaz, "Eli kanlı bir katilin ülkenin akademisyenlerine karşı tehditler savurduğu ve herhangi bir şekilde hakkında bir soruşturma başlatılmadığı bir memleketteyiz. Bu durumda akademisyenlerin arkasında duran öğrencilerin duruşu çok önemlidir. Dolayısıyla tabii ki bizi sindirmeye çalışacaklar, üzerimize gelecekler. Onlardan korkmadığımızı ne olursa olsun barış demekten vazgeçmeyeceğimizi, bugün bir açıklama vardı verecek bir canımız var eğer barış içinse canımızı verebiliriz. AKP, Sedat Peker ve soruşturmalar bizi yıldıramaz."

(sa-nö/kk/sy)



Paylaş

EN ÇOK OKUNANLAR